1592 yılında Arnavutluk'un
Avlorya, bugünkü adıyla
Vlore, şehrinde doğdu.
Devşirme olarak Yeniçeri
Ocağına alındı ve Kara Hasan
Ağa'nın himayesinde
eğitildikten sonra “Solak”
olarak göreve başladı. Kısa
sürede “Çorbacılık”, “Kul
Kethüdalığı” ve
“Sekbanbaşılık” mevkilerine
yükseldi. Ok atıcılığında
büyük ustalık kazanarak
“Kemankeş” ünvanını aldı.
Kemankeş, Osmanlı
Devleti'nde okçulukta ve ok
atmada ustalığı ve yeteneği
olanlar hakkında kullanılan
bir “unvan”dır. Osmanlı
Devleti'nde birçok kemankeş
yetişmiş, bunlardan
vezirliğe; hatta
sadrazamlığa kadar
yükselenler olmuştur. İşte
adını Galata semtindeki bir
mahalleye verdiren Kemankeş
Kara Mustafa Paşa
bunlardandır.
Revan (Erivan) Seferi
öncesinde IV. Murat
tarafından Yeniçeri
Ağalığı'na getirildi. Sefer
sırasında IV.Murat'ın
dikkatini çekti ve
İstanbul'a dönüşte Kaptan-ı
Derya oldu. IV. Murat Bağdat
Seferi'ne çıkarken Kaptan-ı
Deryalık görevine ek olarak
Sadaret Kaymakamlığı
görevini de verdi. Bağdat
Seferi sırasında padişahın
her konuda danıştığı
paşalardan biri oldu.
Bağdat seferi sırasında
Sadrazam Tayyar Mehmet Paşa,
24 Aralık 1638 tarihinde
şehit olunca yerine Kemankeş
Kara Mustafa Paşa
getirilmiştir. Tayyar
Paşa'dan sonra Veziri Azam
olan Kemankeş Kara Mustafa
Paşa, devlet işlerinde ciddi
ve dürüstü. Sadrazamlığın
kendisine verilmesini
beklerken Kemankeş'e
verilmesini hazmedemeyen Şam
Eski Valisi Silahtar Mustafa
Paşa, Kemankeş Kara Mustafa
Paşa'nın hasmı olmuştur.
Kemankeş Kara Mustafa
Paşa'nın ilk büyük hizmeti
İran ile Kasr-ı Şirin
Anlaşması'nı yapmasıdır.
İran'dan döndükten bir süre
sonra Sultan Murat vefat
etmiştir. Bu dönemde
etkisini artıran Kemankeş,
önce Silahtar Mustafa
Paşa'yı sonra Nasuh Paşa'yı
öldürtmüş, Sultanzade Mehmet
Paşa'yı Şam Valiliği'ne
tayin ettirmiştir. Ancak
Silahtar Yusuf Paşa ve
Hüseyin Paşa (Cinci Hoca),
Kösem Sultan'ın destekleri
ile Sultan İbrahim'in
vezirliği görevine
atanmışlar ve Veziri Azam
Kara Mustafa Paşa'nın bir
çok yetkisi kısıtlanmıştır.
Her ikisini de padişah
koruduğundan dolayı bir şey
yapamayan Kara Mustafa Paşa,
Yeniçerileri ayaklandırarak
her ikisini de öldürtmek
istemiş; ancak Ocağın akıl
hocalarından Koca
Muslihiddin Ağa bu olayı
Padişaha anlatmış Padişah
da, Kara Mustafa Paşa'nın
katlini emretmiştir.
Hocapaşa çarşısında Tırnakçı
Sarayı ve Sebilhane önünde
Cellat Kara Ali tarafından
kementle boğularak
öldürülmüş, 1644'ün ocak
ayında Çarşıkapısı'ndaki
türbesine defnedilmiştir.
Kemankeş Kara Mustafa Paşa 5
yıl 4 ay süren
Sadrazamlığında bazı
hataları ile birlikte
devlete çok önemli
hizmetlerde bulunmuştur.
Ayarı düşük akçe yerine yeni
akçeler bastırmış ve Osmanlı
parasının değerini artırıcı
çalışmalar yapmıştır. Bunda
da başarılı olmuştur.
Yeniçeri ve Sipahilerin
sayısını azaltmış ve
maaşlarını düzenli ve tam
almalarını sağlamıştır.
Devlet maliyesini sürekli
denk götürmüştür. Donanmayı
düzenlemiş, nüfus
sayımlarını yaptırmış,
Padişahın da emriyle ordu
güzergâhında bulanan ıssız
yerlere yerleşim yerleri
kurulmasını sağlayarak
buraların gelişmesini
sağlamıştır. Böylelikle
Yıldızeli'nin de kurucusu
olmuştur.
Devlet işlerinde rüşveti,
adam kayırmayı kaldırmış; bu
sebeple de birçok düşman
edinmiş. Sadrazamlık hayatı,
devlet işleri ve düşmanları
ile uğraşarak geçmiştir.
İstanbul'da satılan tüm
mallara narh konulmasını
sağlamış; böylece piyasada
kısa bir süre de bolluk ve
ucuzluk sağlanmıştır. 15
Mayıs 1639'da Kasr-ı
Şirin'de, 1622 yılından beri
17 yıldır süren Osmanlı-İran
Savaşları'na son verecek
Kasr-ı Şirin Anlaşması'nın
imza edilmesinde önemli
katkıları olmuştur.
Birinci Dünya Savaşı'nın
sonunda Osmanlı Devleti'nin
dahil olduğu İttifak
Devletleri, harpten yenik
çıkmış; 30 Ekim 1918 Mondros
Mütarekesi ile Osmanlı
Devleti, yok olmanın eşiğine
gelmiştir. Mütarekenin 7.
maddesi öne sürülerek
ülkenin çeşitli bölgeleri
işgal edilmeye başlanmıştır.
Ordu tasfiye edilmeye
başlanmış, cephanesi elinden
alınmıştır. Halk yorgun,
fakir ve ümitsizdir. Bu
ortamda Rum çetelerinin
Karadeniz'de yağmalama ve
asayişi bozmaları üzerine
Mustafa Kemal Paşa 30 Nisan
1919'da 9.Ordu Kıta
Müfettişliği'ne atanmıştır.
Bu görev, Mustafa Kemal Paşa
için bulunmaz bir fırsat ve
Anadolu'ya açılmanın
yoludur.
19 Mayıs 1919'da Samsun'a
ayak basan Mustafa Kemal
Paşa, 27 Haziran 1919'da
Tokat-Yıldızeli üzerinden
Sivas'a gelmiş, Vali Reşit
Bey tarafından askeri
törenle ve büyük bir coşku
ile karşılanmıştır. Ertesi
gün Sivas'ta kongre
yapılması kararı alınmış,
Mustafa Kemal Paşa 28
Haziran l919'da Erzurum'a
hareket etmiştir. 9 Temmuz
1919'da ordudan istifa etmek
zorunda kalmıştır.
2 Eylül 1919'da Mustafa
Kemal Paşa, Erzurum
yolundaki Paşa Pınarı
mevkiinde halk tarafından
büyük bir coşku ile
karşılanır. 4 Eylül l9l9
günü Mektebi Sultanî'de
(Atatürk Kongre ve
Etnografya Müzesi) kongre
açılmıştır. Cumhuriyetin
temelleri burada atılmıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın
başlamasından sonra eski
sabıkalılardan Postacı Nazım
ve Kara Mustafa tarafından
isyan çıkarılmıştır. 14
Mayıs 1920' da başlayan
isyan, Yozgat ve Zile
taraflarını da etkilemiştir.
Milli Mücadele'ye karşı
başlatılan bu isyan Antep
bölgesinden gelen Kılıç Ali
Bey ve Erzurum'dan gelen
Milli Kuvvetler tarafından
12 Haziran 1920'de
bastırılmış, Yıldızeli,
Yozgat ve Zile çevresinde
asayiş sağlanmıştır.
Milli Mücadele'nin kazanılıp
Cumhuriyetin ilanından sonra
Mustafa Kemal Atatürk birçok
kez, Yıldızeli üzerinden
Sivas'a gitmiştir.
Cumhurbaşkanı olarak 27
Eylül 1924 tarihinde eşi
Latife Hanım ve
beraberindekilerle, 19 Eylül
1928 tarihinde Mustafa Kemal
Atatürk, İsmet İnönü ve
heyet, Tokat'tan gelip
Yıldızeli üzerinden Yazı ve
Harp İnkılaplarını halka
tanıtmak amacı ile Sivas'a
geçmiştir.
Cumhuriyet döneminde köy
çocuklarının eğitim ve
öğretiminin sağlanarak
köylerine dönüşlerinde
eğitim ve sosyal hayatta
köylerin kalkınması amacı
ile uygulamaya konulan Köy
Enstitüleri, projesi
dahilinde 1 Ocak 1942
tarihinde Pamukpınar
Köy Enstitüsü
kurulmuş, ilk müdürlüğüne
de Tahsin Müslüm Türkbay
atanmıştır.
İlk yıllarda iptidai bir
şekil de çadır ve
barakalarda öğrenim
verilmiş; daha sonra 1949
yılında okul binası, revir,
atölyeler, yatakhane ve
yemekhane inşaatları
bitirilerek öğrenim devam
etmiştir.
Köy enstitülerinin
kapatılmasından sonra da
burada eğitim ve öğretim
devam etmiştir. |